| 2004 yılının sonlarına doğru, Bilimler Akademisi’nden aradılar beni: Akademi’nin hazırlamaya karar verdiği ve yirmi altı farklı alanı kapsayacak biçimde tasarladıkları Sosyal Bilimler Terim Sözlüğü’nün HUKUK alanının akademik sorumluluğunu üstlenmemi istediler. Lojistik desteği, Türk Hukuk Kurumu sağlayacaktı. O sırada Kurum’un başkanı Av. Erkan Yücel’di. Onunla birlikte Av. Atila Sav da tasarının yürütümüne yardımcı olacaktı. Altmışıncı yaşımı doldurmuş, yaş haddinden emekliliğime yedi yıl kalmıştı. Kalan zamanımı Marksist birey kuramına ayırmayı tasarlıyordum. Üstelik, ben yalnızca Anayasa Hukuku uzmanıydım. Kabaca yaptığım bir hesaba göre, her dalın usule ilişkin düzenlemelerini esasla birlikte saymak koşuluyla, HUKUK, aşağı yukarı on ayrı bilim dalından oluşuyordu. İş muazzam görünüyordu. Ama bu, kırk yaşından beri gönül verdiğim öz Türkçe davasına hizmet için kaçırılmayacak bir fırsat gibi görünüyordu. Bir de serde, kamu hizmetinden kaçmaya izin vermeyen Mülkiye terbiyesi vardı. Tereddütsüz kabul ettim. İşi kabaca şöyle yürüttük. Önce, o güne dek yayınlanmış bütün hukuk sözlüklerini satın aldık. Hukuk Kurumu’nun usta bilgisayarcısı Tuğrul BOLAT, (soyadı sırasına göre saydığım) on genç avukatın yardımıyla, bütün sözlükleri tek bir ortak sözlük haline getirdi: Güliz BOZBAY, Gözde ÇAĞLAYAN, Serçin ÇALIŞKAN, Umut EKER, Esin GÖNCÜ, Arzu KAPLAN, Nebile KISA, Berna SİREL, Feza TAŞ (alan uzmanı olarak da yardımcı oldu), Tuna TEMİZGİL. Böylece elimizde, her terim için o güne dek verilmiş bütün tanımların arka arkaya dizildiği müthiş bir kılavuz oluştu. İkinci adım, her hukuk dalı için bir uzman belirlemekti. Ceza Hukuku için adayım gönlümde hazırdı: o sırada Bilkent’te öğretim üyesi olan Tuğrul KATOĞLU (Yrd. Doç. Dr.). Beni kırmayacağından emindim. Nitekim öyle oldu. Anayasa ve Ceza böylece aradan çıkmıştı. Ama geride daha sekiz hukuk dalı, sahibini bekliyordu. İşte burada, Mülkiye Mülkiyeliliğini bütün ışığıyla gösterdi. Kendilerine başvurduğum bütün arkadaşlardan olumlu yanıt aldım. Dallar şöyle dizildi (Bunları da sorumluların soyadı sırasına göre veriyorum; akademik unvanları ise o günkü unvanları): · Gökçen ALPKAYA (Doç. Dr.) (Devletler Genel Hukuku) · Vedat BUZ (Doç. Dr.) (Medeni Hukuk) · Esra DARDAĞAN (Yrd. Doç. Dr.) (Devletler Özel Hukuku) · Onur KARAHANOĞULLARI (Dr. Ar. Gör.) (İdare Hukuku) · Korkut ÖZKORKUT ((Dr. Ar. Gör.) Ticaret Hukuku) · Abuzer PINAR (Doç. Dr.) ve Dilek ÖZKÖK ÇUBUKÇU (Yrd. Doç. Dr. ) (Mali Hukuk) · Mehmet Ali ŞUĞLE (Yrd. Doç. Dr.) (İş Hukuku) · Feza TAŞ (Avukat) (İcra İflas Hukuku) Böylece belirlenen her alan sorumlusuna kılavuzdan bir örnek ulaştırdıktan sonra, her birinden, kendi alanında gerçekten de temel önemde gördüğü aşağı yukarı 200 terimi seçmesini ve bunu tanımlamasını rica ettim. Bu arada ben de anayasa hukuku için bu işi yaptım. Bu çalışmalar yaklaşık iki yıl sürdü. On sözlüğü birleştiren (139 sayfa tutan 1740 maddelik) ortak metni, Eğitim Fakültesi’nden Prof. Dr. Sedat SEVER’le son bir kez gözden geçirdik. Titizliği ve yorulmaz gayreti için kendisine burada bir kez daha teşekkür etmek isterim. İngilizce ve Fransızca karşılıkları ben gözden geçirdim. Almanca bilmediğimden bu açıdan bir şey yapamadım. Eylül 2006’da, on ayrı hukuk dalını harmanlayan, her terimi tanımlayıp Almanca, İngilizce, Fransızca ve Osmanlıca karşılıklarını veren ortak hukuk sözlüğümüzü oluşturduk ve TÜBA’ya teslim ettik. Ondan sonra, çok uzun süre TÜBA’dan hiç ses çıkmadı. Mart 2011’de TÜBA, sözlük taslağını internette eleştiriye açtı. Ben kendi dalımdaki bütün maddeleri gözden geçirdim ve gerekli gördüğüm düzeltmeleri önerdim. Bunlara uyulup uyulmadığını ise hiç kontrol etmedim. Bu arada yıllar geçti ve ben sözlük işini bütünüyle unuttum. 2010’da emekli olup İstanbul’a yerleşmiştim. 2014’te Birey Nedir? kitabım yayınlandı. Yordam Kitap’ın editörlük çalışmalarına düzenli olarak omuz vermeye başladım. Derken günlerden bir gün, eve bir kargo geldi. Gönderen TÜBA’ydı. Sözlük nihayet yayınlanmıştı ve bana iki adet göndermişlerdi. Yanına bir de TÜBA’nın küp biçimindeki bir nişanını koymuşlardı. Ancak nişanın üzerinde, ne ne için verildiği ne de kime verildiği belirtilmişti. Benim ve bütün arkadaşlarımın bunca özverili çabası, ancak bir tek benim adımın hukuk alanı sorumluları arasında sayılması ve Önsöz’de şu tümce parçasıyla ödüllendirildi: "... ve katkıda bulunan tüm bilim insanlarına teşekkürü bir borç biliriz." Bunun dışında ne iki satır bir yazı ne de hatta bir teşekkür telefonu. İşin mali yanını merak edenler bulunabilir. O konuyu bir tek ben tam olarak bildiğim için, bunu açıklamak benim sorumluluğum: İşe başlarken, hukuk alanının üç yürütücüsü olarak (Prof. Dr. Cem EROĞUL, Av. Atilla SAV ve Av. Erkan YÜCEL) bu işten hiç para almamayı zaten kararlaştırmıştık. Öyle yaptık. TÜBA bu iş için, o zamanın (Eylül 2006) parasıyla 4.000 TL dolayında bir ödenek ayırmıştı. Durumu benim dışımdaki dokuz arkadaşa (aynı iletiyi tekrarlayarak) bildirdim ve parayı eşit olarak bölüştürmem için bana banka hesap numaralarını bildirmelerini rica ettim. İki kişi para almayı reddetti. Ötekilerin hesap numaralarını TÜBA’ya ilettim. Paraları TÜBA aktardı. Böylece paraya hiç dokunmadan bu işten sıyrılabildim. Harcanan emek karşılığında bir ücret alınmasını elbette son derece olağan görüyorum. Ama her konuda olduğu gibi, kişilerin tercihlerine olabildiğince saygı göstermeyi de doğru bulurum. Kimin para alıp kimin almadığını şimdiye kadar kimseye söylemedim; bundan sonra da söyleyeceğim yok! TÜBA’nın gönderdiği iki sözlükten birini Mülkiyeliler Birliği kitaplığına bağışladım. Buna bakma fırsatını bulacak arkadaşlarımın her birine, bana bu zorlu görevin altından yüz akıyla çıkma olanağını verdikleri için, sonsuz minnet duyduğumu bir kez daha belirtmek isterim. Merak edenler, TÜBA’ya sunduğumuz On Hukuk Dalının ortak sözlüğü ile benim hazırladığım Anayasa Sözlüğü’nü cemerogul.wordpress.com Anı Yazılarımın sonunda bulabilirler. [*] Diplomasi Şubesi, 1964. |