| Toplumsal krizler, eşitsizlikler ve hak mücadeleleri bağlamında en çok dile getirilen kavramlardan biri olan toplumsal dayanışma çoğunlukla zor durumda kalmış kimse veya topluluklara yardım etmeye, bireyler arası destek ya da komşuluk ilişkilerine göndermede bulunmak suretiyle kullanılmaktadır. Kavramın içeriğini belirleyen bu gönderme, tesadüfî olmayıp, nasıl anlaşılmak istendiğini yansıtmaktadır. Kavramın tarihsel seyrine göz attığımızda, latince solidus (sağlam, bütün) sözcüğünden türeyen solidarité kelimesinin, 19. yüzyılda Avrupa’da toplumsal birlik ve karşılıklı sorumluluk anlamında kullanılmaya başlandığını görüyoruz. Kavramın modern toplumbilim içindeki neredeyse ilk sistematik kullanımı ise Émile Durkheim’in De la division du travail social (1893) adlı yapıtında görülmektedir.[1] Durkheim burada, mekanik ve organik olmak üzere ikiye ayırdığı toplumsal dayanışmanın toplumların işleyişindeki belirleyici rolünü vurgulamıştır. 20. yüzyıla gelindiğinde, toplumsal dayanışma kavramı işçi hareketleri, sendikalar, kooperatifler ve sivil toplum örgütleri aracılığıyla artık daha kamusal ve kurumsal bir içerik kazanmış, özellikle savaşlar, doğal afetler ve ekonomik krizlere karşı yalnızca bireyler arası yardımlaşmayı değil, aynı zamanda toplumsal direnç ve kolektif iyileşmeyi de içermeye başlamıştır.[2] Burada özellikle 19. yüzyılda K. Marx’ın toplumsal ilişkileri açıklayıcı bir kavram olarak önerdiği sınıf mücadelesi bağlamında kavramın "sınıf dayanışması” şeklindeki tezahürüne şerh düşülmesi gerekmektedir. Nitekim bugün hâlâ Uluslararası Çalışma Örgütü’nün toplumsal dayanışmayı işçi hakları, adil ücret ve sosyal güvenlik bağlamında ele alması son derece manidardır. Diğer yandan İbn Haldun’un 14. yüzyılda "güçlü-zayıflayan asabiyye” ayrımıyla "biz” duygusunun oluşmasını kolektif çıkar temelinde açıklaması, toplumsal dayanışma kavramına "sınıf” temelli bakışın ilk örneklerinden biri olarak değerlendirilebilir.[3] Buna göre, topluluk bilinci pekiştikçe ideal toplumsal düzenek güçlenir, geriledikçe zayıflar. Dahası, Alain Touraine’in, özellikle post-endüstriyel toplumlarda klasik iş bölümüne dayalı mekanik dayanışmanın zayıfladığını, bunun yerine bireylerin ve grupların ortak hedefler etrafında bir araya gelerek toplumsal talepler ve haklar için hareket etmesi biçiminde yeni bir dayanışma biçiminin ortaya çıktığını iddia etmesi, kavrama İbn Haldun’un bıraktığı yerden yeni bir yorumlama olarak değerlendirilebilir.[4] Özellikle Batılı literatür dikkate alındığında, her ne kadar başlangıçta bireylerin birbirine destek olması düşüncesini ifade etse de toplumsal dayanışma, sosyal eşitsizliklerin görünür hale gelmesi, hak mücadelelerinin yükselişi ve içinden geçiyor olduğumuz krizler çağının her geçen gün derinleşen etkisiyle yeni anlamlar kazanmış, politik, ekonomik ve kültürel bir içerik taşımaya başlamıştır. Bu çerçevede toplumsal dayanışma, ihtiyaç sahibine kriz anında yardım ulaştırmayı, yani bireysel erdem diye inceltilen lütfetmeyi layıkıyla dışlayarak, politik bir sorumluluğu anlatır. Çünkü toplumsal katmanların haklara ve hizmetlere erişim farklılığı, onların kerameti kendinden menkul özelliklerinden değil, içinde debelenip durduğumuz sistemin tam da yapısal sorunları, çelişkileri nedeniyle ortaya çıkar. Dolayısıyla böylesine "kalıcı”, aslında son derece düzene içkin ve adına şimdilerde yaygınlıkla mukadderat denilen şey, en az bu karşısındaki kadar güçlü, kalabalık ve berdevam olan bir şeyle sarsılabilir. Yani onun bir tür zorunluluk olması izahtan varestedir. Doğalgaz sarfiyatını çok yükseltemeyen komşuya battaniye vermek nezakettir bu yüzden. Faturaların elimizi değil de evimizin kombisini yakması için kolektif ses çıkarmak ise toplumsal dayanışmadır. Bu arada kirazı mevsiminde satın alınabilir bir meblağdan tezgahlara koydurtan bir belediyenin mevcudiyeti ise başka bir tarihsel merhaleye karşılık gelir: Sosyal devlet. Ona şimdilik rastlanmadı. [*] Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi, 2012. [1] Émile Durkheim (1893) De la division du travail social, Paris. [2] Alain Touraine (1988) Return of the Actor: Social Theory in Postindustrial Society, Minneapolis: University of Minnesota Press. [3] İbn Haldun (1377/2018) Mukaddime, çev. Süleyman Uludağ, İstanbul: Dergâh Yayınları. [4] Touraine, a.g.e.. |