| "Incel”, İngilizce’de involutary ve celibate sözcüklerinin birleşmesinden türetilmiş olan bir terim. Türkçe’ye zoraki/istemsiz bekârlık/bâkirlik olarak çevrilen incel, öncelikle bir dijital topluluk biçimine işaret ediyor. 2000’lerden itibaren Kuzey Amerika’dan başlayarak internet forumları ve çeşitli dijital mecralarda örgütlenen ağırlıklı olarak genç erkeklerden oluşan bir topluluktan söz ediyoruz. Inceller, belirli bir ideoloji çerçevesinde ortaklaşa bir kültürel akım oluşturan, kendilerine özgü bir terminolojiye sahip bir kimlik grubu olarak da görülebilir. Aslında bu grup, manosfer (erkekler alemi) denilen daha büyük ve karmaşık bir erkek dijital topluluğun parçası olarak işliyor ve bazı ortak anlatıların yanı sıra özgüllükler de içeriyor. Manosferde erkekleri, "cinsel piyasada” kadınlara erişim şanslarına göre kendi aralarında katı bir hiyerarşik sıralamaya tabi tutan sözde bilimsel bir tür ideoloji üretiliyor. Inceller ise, kendilerini söz konusu erkeklik hiyerarşinin en altında gören, tam bir eziklik ruh halini benimseyen erkekler ki bu ruh hali, başta kadın düşmanlığı olmak üzere genelleşmiş bir insan nefretine yol açıyor. Bu nefret, kendine ve başkalarına dönük türlü düzeylerde şiddet içeren eylemlere de zemin oluşturuyor. Nitekim 2014’te Elliot Rodger adlı bir Amerikalı adamın Kaliforniya’da gerçekleştirdiği ve onu bir incel idolü haline getiren katliamdan bu yana, benzer şiddet eylemlerinde onlarca insan (çoğu kadın) öldürüldü. Her zaman ve zorunlu olarak bu tür intiharcı terör eylemlerine yol açıyor olmasa da toplumdaki nefret ve kadın düşmanlığını körükleyen bu kültür, çok çeşitli şekillerde kadınlarım yaşamlarını ve haklarını tehdit ediyor.
Incel oluşumların 2015 sonrasında ivme kazanmasının nedeni, bu kültürün alternatif sağ, aşırı sağ ya da otoriter popülist sağ hareketlerin ve rejimlerin bir parçası olarak güçleniyor olmasıdır. Bu hareketler içinde cinsiyetçi, kadın düşmanı, homofobik nefret söylemleri ile etno-milliyetçilik, ırkçılık, göçmen karşıtlığı, otoriterlik, dincilik, militarizm gibi söylemsel öğeler birbirine eklemlenerek anaakım haline geliyorlar. İncel altkültür yayılmasındaki temel dinamikler bir yandan da son elli yılda toplumları sarsıcı şekilde dönüştüren küresel neoliberalizm ile ilgilidir: Sosyal güvencesizlik, geleceğe dair korku ve kaygılar, toplumsal izolasyon ve bireycileşme, rekabetçilik, hınç ve nefret kültürü, kasıtlı yaratılan cehalet, hakikat-sonrası vb. İncel kültürünün gelişmesinde bu temel dinamikler, aynı zamanda geleneksel toplumsal cinsiyet rollerinin sarsılması ve ataerkil aile yapılarının gerilemesine verilen eril reaksiyonlarla bütünleşmiştir. Kadın hareketinin tarihsel kazanımları ve popüler etkileri de erkekler arasında tepki doğurmakta ve bunların tümü birleşerek, erkek mağduriyeti söylemlerinin güçlenmesine neden olmaktadır. Tüm bu dinamikler, giderek ağırlaşan bir erkeklik krizinin varlığına işaret eder ki incel kültürü ve söylemleri bu krizin mükemmel bir tezahürüdür. [*] Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Emekli Öğretim Üyesi. |