logo kısmı

Patronaj ve Klientelizm - Toygar Sinan Baykan

Klasik patronaj toprak, sermaye, nüfuz, geleneksel meşruiyet gibi kaynaklara sahip bir hami/patron ile ona emeklerini ve siyasi desteklerini sunabilecek olan tabi kesimler arasındaki bir mübadele ilişkisi olarak tanımlanabilir. Yüz yüze ilişkilerin baskın olduğu kırsal toplumsal bağlamlarda belirginleşen patronaj yalnızca haminin sağladığı menfaatlerin himaye edilenlerin gösterdiği toplumsal saygı ve siyasi destek ile takas edildiği maddi bir ilişki olarak görülemez. Klasik patronaj (ağa-köylü ilişkisinde olduğu gibi) derin bir kişisel sadakat ve yoğun bir kültürel özdeşlik duygusuyla belirlenen -en geniş anlamıyla- ideolojik boyutlar da içerebilir. Klasik patronaj ilişkileri modern kitle demokrasilerinin yükselmeye başladığı çağlarda dahi, zayıflayarak da olsa, var olmaya devam etmişlerdir. Ancak endüstrileşme ve beraberinde getirdiği kentleşme bütün demokratikleşen dünyada yerel eşrafa/patronlara dayanan, yüz yüze ilişkilerin ve kişisel sadakatin belirleyici olduğu klasik patronaj siyasetini geriletmiştir. [1]

 

Ne var ki kapitalist dünya sisteminin çeperindeki pek çok ülkede siyasi partiler acil gereksinimleri olan geniş ve yoksul kentsel kitleler ile "parti aracıları” (broker) yoluyla programatik olmayan alışveriş ilişkileri kurmaya da yönelmişlerdir. Özellikle kentsel bağlamdaki rekabetçi bir parti siyaseti çerçevesinde himaye edilen geniş kesimlerin artık çeşitli faydalar sunan partiler ve aracılar arasında tercih yapan siyasi "müşteriler”e/”klientel”e (client) dönüştüğü bir siyasi himaye biçimi olarak klientelizm, klasik patronaj ile kıyaslandığında, çok daha gayrişahsi bir nitelik arz eder. [2] Ayrıca klientelizmin yaygın olduğu siyasi sistemlerde partiler bu gayrişahsiliğin korunabilmesi yönünde uygulamalar geliştirir (partilerin yerel eşraf kontrolünde olmayan "klientelistik kitle partileri” [3] biçiminde yaygın ve gayrişahsi teritoryal örgütlenmelere gitmesinde, sosyal yardımların partizan manipülasyonu vb. gibi uygulamalarda görüldüğü gibi). Modern klientelizm uygulamaları kitlesel oy satın almadan kamu hizmetlerinin seçici olarak sağlanmasına, geniş yandaş kesimlerin kamuda ya da özel sektörde "referans” ile istihdamından işyerlerinde ayrıcalıklı muamele görmesine uzanan bir çeşitlilik gösterebilir ancak temel hedefi her zaman partilerin kitlesel siyasi desteğini ve oyunu arttırmaktır. [4] Bu yönüyle klientelizmi, aradaki sınırları belirlemek her zaman çok kolay olmasa da, çıkar grubu/lobicilik faaliyetleri, ahbap-çavuş ilişkileri (cronysm), seçilmiş elitlere yönelik kayırma (favoritism) ve hısım-akraba himayesi (nepotism) şeklindeki partikülaristik siyaset biçimlerinden ayırmak faydalı olacaktır.

 

 

[*] Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi, 2006.

[1] Ayşe Ayata (2010) CHP – Örgüt ve İdeoloji (Çeviren N. Tarhan ve B. A. Tarhan), İstanbul: Gündoğan, s. 23-61.

[2] Simona Piattoni (Der.) (2001) Clientelism, Interests, and Democratic Representation: The European Experience in Historical and Comparative Perspective, Cambridge: Cambridge University Press.

[3] Jonathan Hopkin (2004) "The Problem with Party Finance: Theoretical Perspectives on the Funding of Party Politics”,Party Politics, 10(6): 631-632.

[4] Allen Hicken (2011) "Clientelism”, Annual Review of Political Science, 14(1): 289-310.

Untitled
* Yazıların içeriğinden ve kaynakların doğruluğundan yazarlar sorumludur.
** Mülkiye Sözlük Yürütme Kurulu, internet sitesini oluşturan IKON-X Bilişim Kolektifine, Mülkiye Sözlük logosunu hazırlayan Mineral Ajans'a ve işitsel içeriği oluşturan sayın Çiğdem Gönen’e içtenlikle teşekkür eder.