logo kısmı

Hatırat: Şarkışla Günlüğü - Ertuğrul Taylan

13 Kasım 1970

Telefon konuşması dert haline gelmişti. Santralcı kız bile "Sesiniz gelmiyor, anlaşılmıyor” diyordu. Bayağı kaygılandım. Pelteklik mi, sesim çok mu kısık? Sabahleyin, valilikle konuşacağım. "Rezil olacağım” diye geçiriyordum içimden. "Hele bir bucak müdürü ile konuşayım” dedim. Santralcı ile konuşmak bile mesele oldu. Sonra, pilin zayıf olduğu anlaşıldı. Değiştirilince, ne rahat konuştum, bucak ile. Bu arada, Vali Bey aramaz mı?

 

 

6 Ocak 1971

Saat 16’larda, İlköğretim Müfettişi Azmi Bey ile birlikte, merkeze yakın olan Elmalı Köyü’ne gittik. Girişte, okul önünde duruş. Eşi de öğretmen olan okul müdürü, biçki dikiş kursuna öğrenci yazıyormuş. 

 

Muhtar odasında akşam yemeği. İki üç Danimarkalı ve Avusturyalı işçinin bulunduğu 10-12 kadar vatandaşla sohbet. İstediğim gibi ayçiceği ve fiğ ekecekler, meyve ağacı dikecekler. Okulun noksan olan bahçe duvarının yapımı için 300 lira toplayıp, 285 lira da vaat aldık. Parayı müdüre verdik.

 

 

13 Temmuz 1971, Salı

Montaigne’nin Denemeler’ini aldım Halk Kitaplığı’ndan. Bunu, 1961 yazında, Amasya’da üç ay süren yedek subay öğretmenlik devresinde okumuştum. Şimdi daha açık ve değerli buluyorum. Etkisi altındayım. Şu sürdüremediğim günlük tutmanın bir amacı da var. Böyle yazarken rahatlıyorum. Nefesim rahatlıyor, içim açılıyor. Kaymakam yaşantısının yazılmasının çeşitli yönlerden faydalı olacağını, ileride bana ün sağlayacağını düşünüyorum. Ortaokul ve lise dönemimde başarılı ve çevremde bir hayran grubu olamayışımın telafisi de olacak…

 

 

6 Eylül 1971, Pazartesi

Saat 17’ye doğru, Aşık Veysel ve Ali İzzet ziyaretime geldi. "Hoş geldiniz” dedim. Hâl hatır sorma yok. Halimi hatırımı Aşık Veysel sordu. Akşamı burada geçirmelerini rica ettim. Israr edince kaldılar. Savcı, komiser, İş Bankası müdürü, nüfus memuru ile birlikte, memur lokaline geçtik. Bir ara, sofrada durgunluk, sessizlik oldu. Neyse ki aşıklar saz çalıp söylediler. İkisinden ezberime aldığım birer dörtlüğünü kaydediyorum.

 

Aşık Veysel’den: "Dost dost diye nicesine sarıldım/Benim sadık yarim kara topraktır/Beyhuda dolaşıp boşa yoruldum/Benim sadık yarim kara topraktır.”

 

Ali İzzet’ten: "Mühür gözlüm seni elden/Sakınırım kıskanırım/Esen yelden açan gülden/Sakınırım kıskanırım.”

 

 

20 Kasım 1971, Cumartesi

Saat 23’e geliyor. Aziz Nesin’in Zübük’ünü bitirdim. Savcı Bey vereli bir aya varıyor. Hele sonlarına doğru, nasıl da ciddi konulara değiniyor. Ama okurken, bir aylık kahkahaları attım. Aslında bir dram. Biz zübüklerin dramı…

 

 

6 Aralık 1971, Pazartesi  

Saat 17’lerde kulübe gidiş. Savcılarla tavla maçı. Bir bakıma kafam dinlendi. Eve gelişte keyifli bir yemek ve Daireye...

 

Sabahtan beri kar tozuyor. İçimden "İncecikten bir kar yağar” şiirini okuyorum. Posta dosyasını çıkardım. Sümene baktım. Taşra örgütü üzerine, Prof. Arif Payaslıoğlu önderliğinde hazırlanmış olan araştırmadan 40-50 sayfa okudum. Açıldım. Türkü söylemeye başladım. Kafam aydınlıktı. Epey zamandır yazamadığım iki mektubu yazdım. Hani saat bire, ikilere kadar okuyabilirdim. Mutluydum…   

 

 

11 Aralık 1971, Cumartesi

Cemel Köyü Okulu Müdürü M. Muhdi, orta boylu, esmer yüzlü, sportif yapılı. Sultan Köyü’ndeki çalışmalarını görmüş ve eğitimi felç olan Cemel’e tayinini teklif etmiştim. Cemel’e geldi. Kırık camların taktırılması 1500 lirayı bulmuştu. Köy yapımı okul binasının çatısını değiştirdi. Tadilat yaptırarak üç sınıf daha yaptırdı. Sıva, boya, sıra ve soba noksanları giderildi. Köyden, Almancı işçilerden 15000-20000 lira katkı sağlamıştı. Şimdi, onun Halk Eğitim Müdürlüğü’ne teklifini düşünüyorum…


[*] İdari Şube, 1968.
Untitled
* Yazıların içeriğinden ve kaynakların doğruluğundan yazarlar sorumludur.
** Mülkiye Sözlük Yürütme Kurulu, internet sitesini oluşturan IKON-X Bilişim Kolektifine, Mülkiye Sözlük logosunu hazırlayan Mineral Ajans'a ve işitsel içeriği oluşturan sayın Çiğdem Gönen’e içtenlikle teşekkür eder.