logo kısmı

Nükleer Gücün Barışçı Amaçlarla Kullanılması - Funda Keskin Ata

Nükleer silah sahibi olmayacakları 1972 Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması (NPT) ile belirlenmiş olan devletler, bu antlaşmanın IV. maddesi uyarınca barışçı amaçlarla nükleer enerjiyi geliştirme ve uluslararası işbirliğinden faydalanma hakkına sahiptir. Ancak bu süreç birçok güvenlik (safety) önlemiyle ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) sürekli denetimi altında yürütülür.  UAEA 1957’de kurulmuştur ve nükleer teknoloji ve materyalin transferini denetleyerek sivil nükleer enerji programlarının nükleer silah geliştirilmesi için kullanılmamasını sağlar. Nükleer silahlara sahip olmayan devletler UAEA ile güvenlik önlemleri için anlaşma imzalarlar.

 

UAEA nükleer materyal olarak Uranyum-235, Uranyum-33, Plutonyum-239, toryum ve doğal uranyum olmak üzere beş materyal belirlemiştir. Bunların hepsi hem askeri hem sivil amaçlarla kullanılabilir ve radyasyonla insan yaşamını tehdit eder. Nükleer silah yapmak için gerekli olan maddeler Plutonyum-239 ve Uranyum-235’tir. Plutonyum-239 doğada bulunmaz ama nükleer reaktörlerde kullanılmış olan uranyum yakıtından elde edilebilir. Uranyum-235 ise doğada bulunur ama doğal uranyumun o kadar az bir kısmıdır ki mutlaka zenginleştirilmesi gerekir.

 

UAEA çeşitli sözleşmelerle bu materyalin güvenliğini güvence altına almaya çalışmaktadır. 1986 ve 1987’de yapılan iki ayrı sözleşme, bir nükleer kazanın derhal bildirilmesi ve bu durumda yardım sağlanması için uluslararası çerçeveyi belirlemektedir. 1987 tarihli Nükleer Materyalin Fiziksel Korunması Sözleşmesi (CPPNM), 2005’teki Değişiklikler ile beraber sabotaj, kaçakçılık, çalınma ve sabotaj tehdidi durumlarını suç olarak belirlemektedir. 1996 Nükleer Güvenlik Sözleşmesi nükleer reaktörlerin güvenliğiyle ilgili en önemli düzenlemeyi oluşturmaktadır. Japonya’daki Fukuşima Daiiçi reaktörünün deprem nedeniyle zarar görmesi bu konunun önemini bir kez daha vurgulamıştır. İkinci olarak, nükleer ya da radyoaktif materyalin yasadışı şekilde transfer edilmesi de UAEA’nın engellemeye çalıştığı eylemlerden biridir. 2001 tarihli Kullanılmış Yakıt ve Radyoaktif Atıf Güvenliği Sözleşmesi nükleer silahların yayılmasının önlenmesi amacına hizmet eder. Ayrıca yüksek derecede zenginleştirilmiş uranyumun (highly enriched uranium-HEU) sivil amaçlı reaktörlerde kullanılmasından vazgeçilmesi hedeflenmektedir. Böylece bu reaktörlerde teröristleri çekecek nükleer malzeme bulunmayacaktır.

 

1990’lardaki reformdan sonra UAEA gizli faaliyetlerin tespitini de içerecek biçimde daha fazla yetkiye sahip olmuştur. Ama tüm sözleşmeler ve kendisinin geliştirdiği esnek hukuk kaynaklarına rağmen, UAEA Pakistan’ın nükleer programının başında olan Abdul Qadeer Khan’ın 1980’ler ve 1990’lar boyunca gizlice başka devletlere nükleer materyal sağladığı ağı tespit edememiştir.[1] Bu da özellikle terörist örgütlerin bu materyali ele geçirmesiyle ilgili endişeleri artırmıştır.

 

Nükleer terörizme dair endişeler 11 Eylül saldırılarından sonra fazlasıyla yükselmiştir. 2004’te BM Güvenlik Konseyi bu konuyla ilgili olarak 1540 sayılı Karar’ı almış, UAEA da üye devletlere bu konuda yardım etmek üzere bir destek sistemi kurmuştur. 2007 Nükleer Terörizmin Engellenmesi Sözleşmesi özel olarak bu konuyla ilgilidir. Teröristlerin yüksek derecede korunan bir tesisten nükleer materyal çalması pek olası olmadığına göre, burada özellikle taşıma sırasındaki ve fazla önlem alınmayan sivil tesislerdeki riskler ön plana çıkmaktadır. Her durumla da ilgili önlemler UAEA’nın öncelikleri arasındadır. Teröristlerin sivil nükleer tesislere saldırıp radyoaktivite yayacak bir zarar vermeleri daha yüksek bir tehlike olarak görülmektedir. Bu nedenle 2005 yılında yapılan Değişiklik ile sivil tesislerin terörist eylemlere karşı korunması da CPPNM kapsamına alınmıştır.

 

 

[*] Uluslararası İlişkiler, 1987.

[1] Molly MacCalman (2016) "A.Q. Khan Nuclear Smuggling Network”, Journal of Strategic Security, 9(1): 104-118, https://digitalcommons.usf.edu/cgi/viewcontent.cgi?article=1506&context=jss, [Erişim Tarihi, Mart 2025].

Untitled
* Yazıların içeriğinden ve kaynakların doğruluğundan yazarlar sorumludur.
** Mülkiye Sözlük Yürütme Kurulu, internet sitesini oluşturan IKON-X Bilişim Kolektifine, Mülkiye Sözlük logosunu hazırlayan Mineral Ajans'a ve işitsel içeriği oluşturan sayın Çiğdem Gönen’e içtenlikle teşekkür eder.