Herhangi bir şeyin ‘anaakımlaştırılması’, onun ikincil ve kısmî olmaktan çıkartılıp genel, yaygın ve etkili hale getirilmesidir. Konu toplumsal cinsiyet olduğunda, anaakımlaştırma, cinsiyet değişkeninin bütün politikalarda (sosyal politika da dâhil) hesaba katılması anlamına gelir. Politikanın (ya da programın ya da projenin) ‘hedef kitlesi’, hiçbir zaman homojen bir grup değildir. Yani ‘yurttaşlar’, ‘hemşehriler’, ‘okumaz yazmazlar’, ‘yoksullar’… olarak hedeflenen gruplar, yaş olarak, cinsiyet ve cinsel yönelim olarak, sağlık ve engellilik türünden özellikleri bakımından farklılaşırlar. Bu da onların hem ihtiyaçlarını hem de uygulanacak politikayla ilişkilenmelerini farklılaştırır. Dolayısıyla, ‘bütün yurttaşlar’ı hedefleyen bir politika, genç ve yaşlı, kadın ve erkek, zengin ve yoksul… yurttaşlar için farklı sonuçlar doğuracak, birçok durumda var olan eşitsizlikleri pekiştirecektir. Bu da eşitlikle ilgili herhangi bir perspektife sahip olmasa bile, politikanın (programın, projenin) ‘verimliliği’ bakımından sorun yaratır. Örneğin okumaz yazmazlığın ortadan kaldırılmasını hedefleyen bir eğitim politikası, ülkedeki okuryazar olmayan nüfusun büyük çoğunluğunun kadınlardan oluştuğunu hesaba katmadan ilerleyemez. Bu ‘hesaba katma’ işi yalnızca istatistiklerin dikkate alınması demek değildir. Aynı zamanda, diyelim, okuma yazma kurslarının nasıl duyurulacağı, kurs için hangi mekânların seçilmesi gerektiği, kursların hangi saatlerde yapılmasının daha uygun olacağı gibi biçimlendirici kararların alınmasında, kadınların ihtiyaçlarının gözetilmesi de gerekir. Ancak böyle bir yaklaşımın benimsenmesi halinde eğitim politikasının hedefine ulaşması mümkün olabilecek, aksi takdirde muhtemelen kadınlar kurslara katılmayacaklardır. Kavramın İngilizce’den Türkçe’ye birebir çevrilmesi, onun teknik bir alet olarak algılanmasına yol açtı. Oysa toplumsal cinsiyetin hesaba katılması, asıl olarak politik bir yaklaşım değişikliğine işaret eder; cinsiyet eşitliği gibi oldukça soyut ve genel bir hedefin somutlaştırılmasıdır. [¨] İktisat, 1986. |