logo kısmı

Arbitraj - Burçhan Sakarya

Arbitraj genellikle aynı menkul kıymetin veya esasen benzer menkul kıymetlerin iki farklı piyasada avantajlı farklı fiyatlardan eşzamanlı olarak alınıp satılması olarak tanımlanır.[1] Dar anlamda, bir menkul kıymeti, dövizi veya emtiayı bir piyasada düşük fiyattan alıp aynı anda başka bir piyasada daha yüksek fiyattan satarak kâr elde etme stratejisidir. Arbitraj, piyasa verimsizliklerinin bir sonucu olarak ortaya çıkar ve hem bu verimsizlikleri kullanır hem de onları ortadan kaldırır. Arbitrajın nihai etkisi, piyasalar arasındaki fiyat farklarını azaltmaktır.

 

Çeşitli arbitraj türleri bulunmaktadır. Bunlar arasında saf arbitraj ve birleşme arbitrajı küresel örnekler dikkate alındığında en yayın görülenlerdir. Saf arbitraj, yatırımcının bir menkul kıymeti farklı piyasalarda aynı anda alıp satarak fiyat farklarından yararlandığı yatırım stratejisine atıfta bulunur. Bu nedenle, "arbitraj” ve "saf arbitraj” terimleri sıklıkla birbirlerinin yerine kullanılır. Teknolojinin gelişmesi ve piyasa işlemlerinin giderek dijitalleşmesiyle birlikte fiyat farklarından eksik bilgi nedeniyle yararlanmak zorlaşmıştır.

 

Birleşme arbitrajı, aynı zamanda risk arbitrajı olarak da bilinir ve iki halka açık şirket gibi birleşen varlıklarla ilgili bir arbitraj türüdür. Genel anlamda, bir şirket birleşmesinin iki tarafından hedef şirket halka açık bir varlık ise satın almayı gerçekleştiren şirket bu şirketin tedavüldeki hisselerini satın almak zorundadır. Yatırımcının, hedef şirketin cari, indirimli fiyatla işlem gören hisselerini satın alması ve anlaşma tamamlandığında kâr elde etmesidir. Ancak, birleşme arbitrajının başka türleri de vardır. Örneğin, bir yatırımcı bir anlaşmanın gerçekleşmeyebileceğini veya başarısız olabileceğini düşünüyorsa, hedef şirketin hisselerini açığa satmayı tercih edebilir.[2]

 

Nakit piyasasında ise bir arbitraj işlemi genellikle bir para merkezinde ihraç edilen para piyasası araçlarının başka bir yerde daha yüksek bir faiz oranıyla yatırılması anlamına gelir. Arbitrajın en basit örneği, iki farklı sabit faiz oranından maliyetsiz olarak borçlanma ve borç verme işlemidir. Bu iki oran arasındaki fark devam edemez; arbitrajcılar bu oranları birbirine yaklaştıracaktır.[3] Benzer şekilde ara-kazanç (carry trade) işlemleri de belirli riskler göze alınarak yapılan faiz arbitrajı olarak nitelenebilir. Örneğin yatırımcı, yıllık yüzde 5 faiz oranıyla 1 milyon ABD doları borç alır ve bu tutarı mevcut kur olan 1 dolar = 30 TL üzerinden Türk lirasına çevirerek 30 milyon TL elde eder. Ardından, bu 30 milyon TL’yi yıllık % 20 faiz oranıyla bir Türk bankasına mevduat olarak yatırır. Bir yılın sonunda yatırımcının elinde 36 milyon TL olur. Eğer kur aynı kalırsa (1 USD = 30 TL), yatırımcı bu 36 milyon TL’yi tekrar dolara çevirerek 1,20 milyon dolara sahip olur. Borç aldığı 1 milyon doları % 5 faizle geri ödediğinde, 1,05 milyon dolar borcunu ödemiş olur ve toplamda 150 bin dolar kâr elde eder.

 

Ayrıca, birçok ekonomik önerme arbitrajın yokluğunu örtük olarak kullanır. Örneğin, uluslararası ticarette satın alma gücü paritesi tartışmalarında, spot döviz kurunu ortak mal sepetlerinin (ticarete konu olan) göreli fiyatlarına eşitleyen unsurun bir arbitraj olasılığı olduğu varsayılmaktadır.

 

 

[¨] İktisat, 1992.

[1] William F. Sharpe, Gordon J. Alexander ve Jeffery V. Bailey (1990) Investments, Dördüncü Baskı, New Jersey: Prentice Hall, s.100-101.

[2] Philip H. Dybvig ve Stephen A. Ross (1989) "Arbitrage”, John Eatwell, Murray Milgate, Peter Newman (Der.) Finance, London: Palgrave Macmillan, s. 57–71.

[3] Thomas P. Fitch (1997) Dictionary of Banking Terms, Üçüncü Baskı, New York: Barron’s Educational Series, s. 25-26.

Untitled
* Yazıların içeriğinden ve kaynakların doğruluğundan yazarlar sorumludur.
** Mülkiye Sözlük Yürütme Kurulu, internet sitesini oluşturan IKON-X Bilişim Kolektifine, Mülkiye Sözlük logosunu hazırlayan Mineral Ajans'a ve işitsel içeriği oluşturan sayın Çiğdem Gönen’e içtenlikle teşekkür eder.