logo kısmı

Uluslararası Ceza Hukuku - Dikran M. Zenginkuzucu

Uluslararası ceza hukuku (UCH) uluslararası toplumun[1] kendisine karşı işlenen en ağır suçları uluslararasılaştırması sonucu ortaya çıkmış bir uluslararası hukuk dalıdır. Uluslararası suçlar olarak sınıflandırılan bu suçlar soykırım, insanlığa karşı işlenmiş suçlar, savaş suçları ve uluslararası insancıl hukukun (UİH) ağır ihlalleri ile saldırı suçunu içerir ve bir bütün olarak tüm uluslararası topluma karşı işlenmiş sayılırlar. UCH’nin kaynaklarını en başta savaş hukuku ve UİH’ye ilişkin gelenek hukuku ve antlaşmalar ile Birleşmiş Milletler Şartı’nın saldırı suçunu yasaklaması ve 20. yüzyılın başlarından itibaren soykırım ve insanlığa karşı suçların engellenmesi ve cezalandırılmasına yönelik yapılan çok sayıda insan hakları sözleşmesi oluşturmaktadır. Bu sözleşmeler çerçevesinde insanlığa ve uluslararası topluma karşı bu ağır ihlallerin suç sayılması, sorumluların yargılanması ve cezalandırılması tüm devletlerin yükümlülüğü iken, ilgili devletlerin sorumluları cezalandırmaması veya ulusal hukuk yapılarının ve düzenlemelerinin yetersizliği durumunda UCH devreye sokulup bu suçları işleyenlerin kişisel cezai sorumluluklarından kaçamamaları sağlanarak caydırıcılığın yerleştirilmesi hedeflenmektedir. Bu bakımdan UCH ulusal ve uluslararası hukukun bir bileşimini oluşturarak, ulusal hukuklar bakımından tamamlayıcı, bazen de düzeltici işlev görmektedir.

 

II. Dünya Savaşı öncesi ve sırasında sergilenen vahşet ve yapılan katliamlara karşı kurulan Nürnberg ve Tokyo Askeri Mahkemeleri UCH’nin gelişimi bakımından birer dönüm noktası olarak kabul edilirler. Bu mahkemelerin yetkileri hem kişi hem konu bakımından tartışmaya açılmışsa da UCH özellikle konu bakımından savaş suçlarında, barışa ve insanlığa karşı suçların uluslararası suç sayılması ve bu suçlarda ‘kişisel cezai sorumluluk’ ilkesinin yerleşmesine önemli katkı sağlamıştır.

 

Soğuk Savaş süresince tıkanan devletler arası işbirliği ve iletişim UCH’yi sessizleştirmişse de Soğuk Savaş’ın sona ermesi ile BM Güvenlik Konseyi (BMGK) UİH’nin ağır ihlallerini uluslararası barış ve düzene yönelik ciddi birer tehdit olarak tanımlamış ve cezasızlığı önlemek amacıyla ad hoc uluslararası ceza mahkemeleri olarak Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi’ni (1993) ve Ruanda Uluslararası Ceza Mahkemesi’ni (1994) kurmuştur.

 

Sürekli bir Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (UCM) kurulma çalışmaları 17 Temmuz 1998’de UCM’yi kuran Roma Tüzüğü’nün kabul edilmesiyle sonuca bağlanmıştır.[2] Roma Tüzüğü’nün 1 Temmuz 2002’de yürürlüğe girmesiyle UCM resmen çalışmaya başlamıştır. BMGK’nin sürekli üyeleri ABD, Rusya Federasyonu ve Çin Halk Cumhuriyeti Tüzüğe taraf değildir. Türkiye ve İsrail de Roma Tüzüğü’ne taraf olmamışlardır.

 

Roma Tüzüğü’nün "Başlangıç” Bölümünde de belirtildiği gibi Mahkeme’nin kuruluş amacı yakın geçmişte uluslararası toplumun tümüne karşı işlenen dehşet verici ağır suçların faillerinin ulusal ve uluslararası düzeyde iş birliği ile cezasız kalmaması sağlanıp bu tür suçların tekrarının önlenmesidir.

 

 

[¨] Uluslararası İlişkiler, 1994.

[1] Uluslararası toplum terimi geleneksel anlamda devletler arası ilişkileri ifade etse de özellikle uluslararası insancıl hukuk ve insan hakları alanındaki gelişme ve girişimler çerçevesinde özneleri devletler, uluslararası örgütler, uluslararası sivil toplum ve hükümet-dışı örgütler, hatta bireyler olan ilişkiler bütününü anlatmaktadır.

[2] International Criminal Court (2024) Rome Statute of International Crime Court, https://www.icc-cpi.int/sites/default/files/2024-05/Rome-Statute-eng.pdf, [Erişim Tarihi, Kasım 2024].  

Untitled
* Yazıların içeriğinden ve kaynakların doğruluğundan yazarlar sorumludur.
** Mülkiye Sözlük Yürütme Kurulu, internet sitesini oluşturan IKON-X Bilişim Kolektifine, Mülkiye Sözlük logosunu hazırlayan Mineral Ajans'a ve işitsel içeriği oluşturan sayın Çiğdem Gönen’e içtenlikle teşekkür eder.