logo kısmı

Sıcak Para - Nilgün Erdem

Sıcak para, esas olarak belirli özelliklere sahip uluslararası sermaye akımlarını tanımlamak üzere kullanılan bir kavramdır. Sıcak para hareketleri, özellikle uluslararası faiz farklarından yararlanmak, döviz kuru hareketlerinden korunmak veya bunlar üzerinden spekülasyon yapmak amacıyla gerçekleştirilen, kur-faiz arbitrajına dönük kısa vadeli sermaye akımlarıdır.

 

‘Özel sermaye hareketleri’[1] olarak sıcak para akımlarını gerçekleştirenler, yerleşik ve yerleşik olmayan kurumsal ve bireysel rantiyeler, firmalar ve bankalardır.[2] Bu aktörler, hisse senetleri, hazine bonosu ve mevduat gibi araçlarla borsaya, kamu finansman araçlarına ve bankacılık sektörüne yönelirler.

 

Sıcak para hareketlerini gerçekleştiren kurumsal ve bireysel yabancı rantiyeler, yurtiçi varlıklara yatırım yaparak, yabancı bankalar ise yurtiçi bankalara ve/veya özel ve kamu firmalarına doğrudan ticari olmayan kısa vadeli döviz kredisi vererek döviz cinsinden yüksek kazançlar elde ederler. Yabancıların, ödemeler dengesi terminolojisi ile ifade edilecek olursa, ülkede yerleşik olmayanların faaliyetleri yurtiçi borsaya yatırım yapmaları, yurtiçi bankalara ve ‘diğer sektörlere’ ticari olmayan kısa vadeli kredi vermeleri ve tuttukları ulusal para cinsinden mevduat şeklinde sıralanabilir (Boratav, 2003). Ülkedeki yerleşiklerin yurt dışına dönük benzer faaliyetleri de yerleşik olanların sıcak para akımlarını oluşturur.

 

Farklı ekonomik aktörler ve farklı araçlarla gerçekleştirilen bu hareketlerin tespiti ve tahmini oldukça güçtür. Boratav, bulgularını UNCTAD 1999 yılı raporunda[3] tartıştığı, yerleşik olan ve olmayanların sermaye hareketlerinin ve özel olarak da sıcak para hareketlerinin tahminine dönük bir hesaplama yöntemini, IMF’nin standart sınıflandırmasının izin verdiği ölçüde ödemeler dengesi verilerine dayanarak geliştirmiştir. Bu yöntem, ödemeler dengesi portföy yatırımları ve diğer yatırımlar başlığı altındaki kalemlerden, orta ve uzun vadeli olmayan portföy hareketleri ile kısa vadeli ticari olmayan kredileri ayrıştırarak, arbitraj arayan kısa vadeli sıcak para hareketlerini doğrudan tahmin etmeyi sağlamaktadır.[4]

 

Sıcak para akımları, neoliberal iktisat politikalarının yaygınlaşmasıyla, finansal piyasaların kuralsızlaştırıldığı, sermaye hareketleri üzerindeki kontrollerin kaldırıldığı ve yurtiçi ve uluslararası faiz oranlarında önemli farklılıkların söz konusu olduğu bir ortamda, devletlerarası veya uluslarüstü kurumlardan borçlanmanın yerini, kontrollerden arındırılmış, ‘bütünleşmiş’ uluslararası sermaye piyasalarından borçlanmanın alması sonucu hızla arttı. Özellikle 1990’lı yıllardan itibaren kapitalist sistemin çevresinde yer alan ekonomilere dönük hızlı ve büyük miktarlardaki sıcak para girişleri, pek çok ülkede ağır finansal krizlerle sonuçlandı.

 

Söz konusu sermaye girişleri başlangıçta, yurtiçi büyümeyi hızlandırmakta fakat yerli paranın değerlenmesi, ticareti yapılabilen mallar sektöründe kârların azalmasına neden olarak, işletme tasarruflarının düşmesine, uzun dönemli büyüme için olumsuz koşullara yol açmaktadır. Buna ilave olarak yüksek faiz yükü de finansal hesaplarda baskı yaratmakta ve likidite sıkıntısı ile birlikte firmaları iflasa sürüklemektedir. Öte yandan döviz kurundaki gelişme (ulusal paranın değerlenmesi) cari açığın hızla artmasına neden olmaktadır. Bu gelişmeler yabancı sermayeyi çekmek için daha yüksek faizlere ihtiyaç duyulmasına yol açmaktadır fakat bankalar ve firmaların iflasları döviz kurunun kredibilitesini azaltmaya katkı yaptığı için, yüksek faiz oranları da kısa vadeli dış kredi temini için yetersiz kalmaktadır. Sonuçta sıcak para girişlerinin ani çıkışlara dönüşmesi ile kriz ve daralma gündeme gelmektedir.[5] 1990’lı ve 2000’li yıllarda, kısa vadeli arbitraja dönük sıcak para hareketlerinin, çok sayıda ekonomide istikrarsızlığın önemli kaynaklarından biri haline geldiğine ve bu ekonomileri kırılgan bir yapıya dönüştürerek finansal krizlere neden olduğuna tanıklık edilmiştir.

 

 

[¨] Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi.

[1] Arbitraja dönük kısa dönemli sermaye hareketleri, devletten devlete ikili anlaşmalara dayanan iki-yanlı veya uluslararası kuruluşlarca (Dünya Bankası, IMF gibi) sağlanan çok-yanlı krediler şeklinde gerçekleşen ‘resmi hareketler’ değil, ‘özel sermaye hareketleri’dir.

[2] Esas olarak sermaye ihraç edebilen gelişmiş merkez ekonomilerin aktörleri, çevrede yer alan azgelişmiş ekonomileri borçlandırırlar. Ancak sermaye hareketlerinin serbestleştirildiği ortamda çevre ekonomilerin kimi aktörleri de sermaye ihraç ederek (veya bazen yurtdışına çıkardıkları sermayeyi ülkeye geri getirerek) uluslararası kısa vadeli kazançlar sağlamaya çalışırlar.

[3] United Nations Conference on Trade and Development (UNCTAD) (1999) Fragile Recovery and Risks; Trade, Finance and Growth, New York ve Geneva: United Nations.

[4] Boratav bu çalışmasında ödemeler dengesinin net hata ve noksan kaleminin, diğer unsurlarının (yasadışı dış ticaret, yerleşiklerin ulusal ve yabancı paralar arasındaki kayıt dışı hareketleri -kaydedilmemiş para ikamesi) da akılda tutulması koşuluyla, yerleşiklerin kayıt dışı sıcak para hareketlerinin bir göstergesi olabileceğini ifade etmektedir. Bu yönteme dair bakınız Boratav Korkut (2003) "Yabancı Sermaye Girişlerinin Ayrıştırılması ve Sıcak Para: Tanımlar, Yöntemler, Bazı Bulgular”, A. H. Köse, F. Şenses ve E. Yeldan (Der.), İktisat Üzerine Yazılar II: İktisadi Kalkınma, Kriz ve İstikrar, Oktar Türel’e Armağan, İstanbul: İletişim Yayınları içinde, s. 17-31.

[5] Büyük boyutlu sıcak para girişlerinin makroekonomik dengeler üzerinde yarattığı istikrarsızlık, kırılganlık ve çevrimlere ilişkin olarak şu çalışmalara bakılabilir: Taylor Lance (1998) "Capital Market Crises: Liberalisation, Fixed Exchange Rates and Market-Driven Destabilisation”, Cambridge Journal of Economics, Vol. 22; United Nations Conference on Trade and Development (UNCTAD) (2000)  Global Economic Growth and Imbalances, New York ve Geneva: United Nations.

Untitled
* Yazıların içeriğinden ve kaynakların doğruluğundan yazarlar sorumludur.
** Mülkiye Sözlük Yürütme Kurulu, internet sitesini oluşturan IKON-X Bilişim Kolektifine, Mülkiye Sözlük logosunu hazırlayan Mineral Ajans'a ve işitsel içeriği oluşturan sayın Çiğdem Gönen’e içtenlikle teşekkür eder.